Tüm Alan Denklemi

“TÜM ALAN” enerji, madde ve hiçlikten oluşan değerlerin bütünüdür. Einstein in kütlesel çekim alanından sonra tüm evreni saran kuantum alanı başlar; kuantum alanı enerjinin en küçük birimlerini yorumlar. peki kuantum alanın alt değerleri nelerdir? Bu sonsuza kadar devam edebilir mi acaba? Elbette enerjiyi parçalara ayırdığımızda duracağı bir nokta ve sınır vardır. O nokta hiçliktir. Enerjinin en alt birimleri hiçlik sınırında sentez çizgiden geçerler. ya hiçliğe doğru yada enerji ve madde evrenine doğru hareket ederler. sentez çizgi enerji ve hiçlikten oluşmuştur. Enerjinin bütünlüğünü kaybettiği ya da kazandığı yerdir. Sentez çizginin evrendeki yeri de kuantum alanının bittiği dış sınırdır. Özetle enerjiden oluşan tüm evrenin sınırlarını çevrelemiştir. Sentez çizgiden sonra hiçlik ve sonsuzluk başlar. Hiçlik ve sonsuzluk, sentez çizgi (üreteç) in tedarikçisidir. Sabit ve mutlak olan hiçlik ve sonsuzluktur. Evren geçicidir. evren yapılanırken izlediği tüm yolları, yok olacağı zamanda yapılandığı yolları geri izleyerek sonsuzluğa katılacaktır.

Tüm evrende enerji ve madde zinciri vardır. Bu zincir hacimliliğin sonu olan ve sınırı olan evrenle başlar. Bunu süper galaksiler kümesi ve galaksi kümeleri takip eder, sonra galaksiler, sistemler, gezegenler, moleküller, atomlar, çekirdek, proton, guark, lepton, foton, tanecik ve sicimler, manyetik titreşim ve dalgalanma alanı ve en son bilinç alanı vardır. bu devamlılık bilmediğimiz farazi olarak enerjinin en alt birimlerine kadar devam eder.bu devamlılık sonsuzluğun sınırına kadar gelir. Bu sınır sentez çizgisi (üreteç)dir. Acaba evren bu sonsuzluğun ve hiçliğin içinde nasıl var oldu? Burada hiçlik,sentez çizgi ve enerji alanı ortaya çıkıyor. Tüm alanın mutlak üyesi sonsuzluk yani hiçlik kendi uzamında ilk olarak sentez çizgiyi yapılandırıyor; sıfır noktasında var olan sentez çizgi üretece ,sonsuzluk ve hiçlikten yoğun saf bir enerji geçişi başlıyor.

Bu saf yoğun enerjiyle birlikte sentez çizgi(üreteç) bugün ki evren sınırlarından çok daha genişledi. Bu genişliliği böylede anlatabiliriz; eğer bugün ki evren sınırlarını 1 hidrojen atomunun çapına eş değer tutarsak ilk evredeki evreni de 1 hidrojen atomunun parçalanmasıyla ortaya çıkan enerjinin çapıyla eşdeğer tutmak gerekir. İlk evredeki bu yoğun saf enerjiyle atomun alt yapıları oluştukça enerji azalmaya başladı ve atomlar oluştuktan sonra evren sınırıyla evren arasındaki fark tam açıldı. Bu sırada atomların yapılandırdığı moleküller kütle çekimin etkisiyle yörüngelere oturmaya ve reaksiyonlar sonucu oluşan patlamalarla harekete geçmeye başladılar. Evren fiziki olarak ortaya çıkarken, bir yandan da durmayan devasa patlamaların etkisiyle kendi düzleminde harekete geçmeye başladı. ben bu patlamaların ilkine big bang diyorum. bu hareketlilik genişlemedir. 13.5 milyar yıl geçmesine rağmen hala genişlemeye devam ediyor. Peki bugün ki evrenin ortaya çıkmasında en büyük rolü oynayan sentez çizgi(üreteç)ne durumda? Durum şudur 13. 5 milyar yıldır daralan sentez çizgisi, genişleyen evrenle buluşmamıştır. Buluşma genişlemenin durması ve sıfır noktasına geri gelme durumudur. Peki bu sentez çizgisinin çevrelediği evren devasa sınırlarda iken neden birden boşaldı, neden sentez çizgi evreni sarma hareketi başlattı. Ya da devasa evreni dolduran yoğun saf enerji nereye gitti? İlk fotonların oluşması ile enerji yoğunluğu ve çapı yarı yarıya düştü. Fotonlar atomun alt evrelerini oluşturdu. Onlarda atomu, molekülleri ve maddeyi meydana getirdi. Yoğun enerji atomlarda kendini istifleyerek duran, bekleyen, donmuş enerji durumunu aldı. Duran donmuş bekleyen enerji “MADDE” dir. Madde enerjinin mekanıdır. sonsuzluk hiçlik içinde asılı duran evren, sonsuzluğun “AKIM TOPLARI” durumundadır. Sentez çizgi(üreteç) e bıraktığımız yerden devam edelim; tüm yönlerden daralmaya başlayın küçülen sentez çizgi evrenin merkezine doğru daralma hareketine başlamıştır. Geri dönüş başlayacak geri dönüşte dev kütlelerin birbirine çarpmasıyla yine ilk evre yoğunluğunda saf bir enerjiye ulaşılacaktır.

Okumaya Devam! →

Ntv Bilim Dergisi Ocak Sayısı Bayilerde

Ntv Bilim Ocak 2010 sayısı bayilerde. Kaçırmadan alın.

ntv-bilim-ocak-sayısı

Domuz Gribinden Korunmak İçin Yapılması Gerekenler

domuz-gribi

Domuz gribinden korunmak için yapabileceğiniz bir kaç önlem.

  • Ellerin sıklıkla yıkanması (Bütün bildirgelerde bahsedilmiştir)
  • “Hands-off-the- face” “Ellerinizle yüzünüze dokunmayın” yaklaşımı. Yemek, banyo ve yara bakımı gibi zorunluluklar dışında yüzünüzün herhangi bir yerine dokunmaktan kaçınınız.
  • Ilık tuzlu suyla günde iki kere gargara yapınız( tuza güvenmiyorsanı z listerin kullanınız). H1N1 ‘in boğaz ve burun boşluklarında çoğalıp enfeksiyona sebep olarak karakteristik belirtileri göstermesi için 2 -3 güne ihtiyacı vardır. Sağlıklı bir kişinin ılık, tuzlu suyla gargara yapmasının etkisi hastalığa yakalanmış olan bir kişinin tamiflu kullanması ile aynıdır. Bu basit ucuz fakat güçlü önleyici yöntemi küçümsemeyiniz.
  • Yukarıdaki 3. Önleme benzer olarak; Burnunuzun içini en az günde bir kere ılık tuzlu suyla temizleyiniz. ; *Günde bir kere burnunuzu sümkürün ve sonra ılık tuzlu suya batırılmış pamuk tamponlarla silerek temizleyiniz. Bu yolla burnunuzda bulunak virüs sayısını etkili bir şekilde azaltmış olursunuz.
  • Narenciye suları gibi C vitamin bakımından zengin olan yiyecekler kullanarak doğal bağışıklığınızı güçlendiriniz. Eğer ilave olarak C vitamin kullanmak zorunda iseniz emilimi artırmak için mutlaka Çinko ile birlikte alınız.
  • Bitkisel çaylar, çay, kahve gibi sıcak veya ılık içeceklerden içebildiğiniz kadar çok içiniz. * Sıcak içecekler içmek gargara yapmakla aynı etkiye sahiptir fakat ters yöne doğru. Sıcak içecekler virüsleri yaşamaları mümkün olmayan ortama sahip olan mideye doğru yıkayarak götürürler. H1 N1 virüsü mide’de çoğalamaz, herhangi bir zarar veremez ve hayatiyetını devam ettiremez.

Arama Çubuğu

Özel Arama

Resimli Yemek Tarifleri|Health Care|Netbook Reviews|Personal Development Tips

Hosting provided by Nothing4Hosting.com.