<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ntv Bilim Dergisi Özetleri &#187; Sağlık</title>
	<atom:link href="http://www.ntvbilim.tk/category/ntv-bilim/saglik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.ntvbilim.tk</link>
	<description>ve güncel olan her şey...</description>
	<lastBuildDate>Wed, 17 Feb 2010 17:15:36 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.5</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Domuz Gribinden Korunmak İçin Yapılması Gerekenler</title>
		<link>http://www.ntvbilim.tk/ntv-bilim/saglik/domuz-gribinden-korunmak-icin-yapilmasi-gerekenler/</link>
		<comments>http://www.ntvbilim.tk/ntv-bilim/saglik/domuz-gribinden-korunmak-icin-yapilmasi-gerekenler/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 01 Nov 2009 16:59:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Domuz Gribi]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[domuz gribi önlemleri]]></category>
		<category><![CDATA[domuz gribinden korunmak]]></category>
		<category><![CDATA[domuz gribinden korunmak için alınması gereken önlemler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ntvbilim.tk/?p=333</guid>
		<description><![CDATA[
Domuz gribinden korunmak için yapabileceğiniz bir kaç önlem.

 Ellerin sıklıkla yıkanması (Bütün bildirgelerde bahsedilmiştir)
&#8220;Hands-off-the- face&#8221; &#8220;Ellerinizle yüzünüze dokunmayın&#8221; yaklaşımı. Yemek, banyo ve yara bakımı gibi zorunluluklar dışında yüzünüzün herhangi bir yerine dokunmaktan kaçınınız.
Ilık tuzlu suyla günde iki kere gargara yapınız( tuza güvenmiyorsanı z listerin kullanınız).  H1N1 &#8216;in boğaz ve burun boşluklarında çoğalıp enfeksiyona sebep olarak karakteristik belirtileri göstermesi için [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="aligncenter size-full wp-image-335" title="domuz-gribi" src="http://www.ntvbilim.tk/wp-content/uploads/2009/11/domuz-gribi.jpg" alt="domuz-gribi" width="490" height="326" /></p>
<p>Domuz gribinden korunmak için yapabileceğiniz bir kaç önlem.</p>
<ul>
<li> Ellerin sıklıkla yıkanması (Bütün bildirgelerde bahsedilmiştir)</li>
<li>&#8220;Hands-off-the- face&#8221; &#8220;Ellerinizle yüzünüze dokunmayın&#8221; yaklaşımı. Yemek, banyo ve yara bakımı gibi zorunluluklar dışında yüzünüzün herhangi bir yerine dokunmaktan kaçınınız.</li>
<li>Ilık tuzlu suyla günde iki kere gargara yapınız( tuza güvenmiyorsanı z listerin kullanınız).  H1N1 &#8216;in boğaz ve burun boşluklarında çoğalıp enfeksiyona sebep olarak karakteristik belirtileri göstermesi için 2 -3 güne ihtiyacı vardır.  Sağlıklı bir kişinin ılık, tuzlu suyla gargara yapmasının etkisi hastalığa yakalanmış olan bir kişinin tamiflu kullanması ile aynıdır. Bu basit ucuz fakat güçlü önleyici yöntemi küçümsemeyiniz.</li>
<li>Yukarıdaki 3. Önleme benzer olarak; Burnunuzun içini en az günde bir kere ılık tuzlu suyla temizleyiniz.  ; *Günde bir kere burnunuzu sümkürün ve sonra ılık tuzlu suya batırılmış pamuk tamponlarla silerek temizleyiniz. Bu yolla burnunuzda bulunak virüs sayısını etkili bir şekilde azaltmış olursunuz.</li>
<li>Narenciye suları gibi C vitamin bakımından zengin olan yiyecekler kullanarak doğal bağışıklığınızı güçlendiriniz. Eğer ilave olarak C vitamin kullanmak zorunda iseniz emilimi artırmak için mutlaka Çinko ile birlikte alınız.</li>
<li>Bitkisel çaylar, çay, kahve gibi sıcak veya ılık içeceklerden içebildiğiniz kadar çok içiniz. * Sıcak içecekler içmek gargara yapmakla aynı etkiye sahiptir fakat ters yöne doğru. Sıcak içecekler virüsleri yaşamaları mümkün olmayan ortama sahip olan mideye doğru yıkayarak götürürler. H1 N1 virüsü mide&#8217;de çoğalamaz, herhangi bir zarar veremez ve hayatiyetını devam ettiremez.</li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ntvbilim.tk/ntv-bilim/saglik/domuz-gribinden-korunmak-icin-yapilmasi-gerekenler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Meme Kanseri</title>
		<link>http://www.ntvbilim.tk/ntv-bilim/saglik/meme-kanseri/</link>
		<comments>http://www.ntvbilim.tk/ntv-bilim/saglik/meme-kanseri/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 11 Aug 2009 09:15:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[erkekte meme kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[meme kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[meme kanseri risk faktörleri]]></category>
		<category><![CDATA[meme kanseri tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ntvbilim.tk/?p=294</guid>
		<description><![CDATA[Günümüzde erken tanı sayesinde tedavi edilebilir hastalıklar grubuna giren meme kanseri, tüm gelişmelere rağmen kadınlar tarafından yeterince tanınmadığından hala en çok korkulan hastalıkların başında gelmektedir.

&#8220;Dokunursam bir şey hissedersem&#8221; korkusu ile kadın çoğu kez kendi kendini muayene etmekten kaçınmakta, hissedilen herhangi bir sertlik aile bireylerine iyice büyümeden söylenmemekte ve bazen de sorun başkalarıyla paylaşılsa bile &#8220;boşver [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Günümüzde erken tanı sayesinde tedavi edilebilir hastalıklar grubuna giren meme kanseri, tüm gelişmelere rağmen kadınlar tarafından yeterince tanınmadığından hala en çok korkulan hastalıkların başında gelmektedir.</strong></p>
<p><strong><img class="alignright" title="Meme Kanseri" src="http://www.mustafakemalpasadh.com/image/haber/30_kanser1a1.jpg" alt="" width="320" height="240" /></strong></p>
<p><em>&#8220;Dokunursam bir şey hissedersem&#8221; korkusu ile kadın çoğu kez kendi kendini muayene etmekten kaçınmakta, hissedilen herhangi bir sertlik aile bireylerine iyice büyümeden söylenmemekte ve bazen de sorun başkalarıyla paylaşılsa bile &#8220;boşver önemli bir şey yoktur&#8221; deyip geçiştirilmektedir.</em></p>
<p>Meme kanseri korkulduğu kadar tehlikeli değildir, eğer zamanında tespit edilmiş ve gerekli müdahaleler yapılmışsa bu hastalıkla başa çıkmak mümkündür.</p>
<h3>Meme Kanseri İle İlgili Sayısal Bilgiler</h3>
<p>Meme kanseri kadınlarda en sık rastlanan kanserdir. Her 8 kadından biri bu hastalıktan etkilenmektedir. Meme kanseri sık rastlanan bir hastalık olmasına rağmen günümüzde gelişmiş tanı yöntemleri hastalığın erken teşhiş edilmesini sağlamaktadır.</p>
<p>Ayrıca memede hissedilen her sertlik kanser değildir. Memesinde sertlik-kitle olan her 10-11 kadından sadece birinde meme kanseri görülmektedir. Toplumda yaklaşık 100 kadından  13&#8242;ünde meme kanseri görülmektedir.</p>
<p>Meme kanserinin en sık rastlandığı yaşlar 25-55 yaş grubudur. Bu grup özellikle yakın takip altında tutulmalı , hastalar da <strong>kendi kendine meme muayanesi </strong>ile meme dokularını kontrol etmelidirler.</p>
<h3>Meme Kanseri Nedir?</h3>
<p>Meme kanseri basit yapılı tek bir hastalık değildir. Daha çok özel durumlar ve değişiklikler zinciridir. Bütün meme kanseri türleri birkaç hücrenin kontrol dışı büyümesiyle başlar. Bu ortak bir özelliktir. Normal dışı hücre çoğalması genelde hızlıdır ve vücut enerjisini çalar. Çoğalan hücre yığını tümör olarak adlandırılır. Her tümör kanser olacak diye kesi bir şey yoktur. Pek çok tümör kanserleşmez, yayılmaz, hayatı tehdit etmez, büyümesini sadece kendi alanında sürdürür. Bunlar halk arasında iyi huylu tümörler olarak bilinir. Kanserleşen yapılar sadece bulundukları alanda büyümekle kalmaz, çevre dokulara ve uzak organlara yayılabilirler.  Diğer organların faaliyetlerini bozarak hayatı tedit ederler.</p>
<p><span id="more-294"></span></p>
<p>Kadının hayatının herhangi bir döneminde, çeşitli etkilerle, meme bezi içinde, meme bez gruplarında ( lob ) veya süt kanallarında hücre artışı meydana gelir. Başlangıçta bu hücre artışı iyi huylu bir değişikliktir, çoğalan hücreler meme bezinde köken aldıkları hücreler benzerler. Bu değişikliğe hüperplazi adı verilir. Zaman içinde hücreler değişiklik geçirerek köken aldıkları hücrelere benzememeye başlarlar. Bu duruma atipik hipreplazi adı verilir.  Bu hücrelerin birkimi meme kanserine neden olur.</p>
<h4>1. Hiperplazi</h4>
<p>Hücreler süt kanalı içinde zararsız bir şekilde artış göstermiş.</p>
<h4>2. Atipik Hiperplazi</h4>
<p>Hücreler olağan görüntülerini kaybetmiş hala iyi huylu yapı.</p>
<h4>3. İn Situ Kanser</h4>
<p>Atipik hücreler kanalı doldurmuş. Artık kanser oluşumu başlamış. Yayılım yok.</p>
<h4>4. İnvaziv Karsinom</h4>
<p>Artık hücreler kanalın veya meme lobunun sınırlarını aşmış çevre dokuya yayılmaya başlamış.  Bu gelişim en çok meme kanallarında ortaya çıktığından, <strong>en çok rastlanan meme kanseri türü invaziv duktal karsinom</strong>dur.</p>
<h3>Risk Faktörleri</h3>
<p>Bazı kadınlarda meme kanseri ile karşılaşma ihtimali genetik yatkınlık ve bazı çevre faktörleri nedenniyle daha fazladır. İşte bazı risk faktörleri;</p>
<ul>
<li>Ailede meme kanseri görülmüş olması</li>
<li>Hormon değişiklikleri</li>
<li>Adetin erken yaşta başlaması veya geç menopoza girmek</li>
<li>Geç doğum yapmak, hiç doğurmamak</li>
<li>Aşırı yağlı beslenme, aşırı kilolu olma</li>
<li>Çok iri meme dokusu</li>
<li>Daha önceden meme kanseri görülmüş olması</li>
<li>Aşırı alkol kullanımı</li>
<li>Stres</li>
</ul>
<p>Bunlar kanser görülme risklerini artıran noktalardır.</p>
<h3>Erkekte Meme Kanseri</h3>
<p>Bazı hastalıklar kaynaklandıkları temel özelliklerden dolayı genellikle bir cinste daha fazla görülürler. Meme kanseri de bunlardan biridir. Ancak erkekte östrojen hormonunun yükseldiği durumlar meme kanserine sebeb olabilmektedir. Erkekte meme kanseri nadirdir ancak hızlı ilerleyebilir.</p>
<p>Özellikle yoğun alkol kullanma alışkanlığı veya kronik karaciğer problemi olanlarda meme kanseri daha sık görülebilmektedir. Meme dokusunda en ufak bir değişiklik hisseden erkek bunu derhal uzmanına başvurarak değerlendirmelidir.</p>
<h3>Meme Kanseri Nasıl Tedavi Edilir?</h3>
<p>Meme kanserinde temel tedavi metodu cerrahi ile kanserli dokunun memeden uzaklaştırılmasıdır. Meme kanseri tedavisinde kullanılan cerrahi yöntemler;</p>
<h4>1.Lumpektomi</h4>
<p>Sadece kitlenin alınmasıdır. Koltuk altındaki lenf bezleri ikinci küçük bir kesiden girilerek temizlenir. Küçük kitlelerde koltuk altındaki lenf bezlerinin özel bir boya ile işaretlenmesiyle kanserin yayılması muhtemel ilk lenf bezi saptanabilmektedir. Seçilmiş hastalarda bu bez tek başına çıkarılmakta, bezde kanser yayılımı saptanmazsa koltuk altındaki diğer lenf bezlerine dokunulmamaktadır.</p>
<h4>2. Parsiyel Masketomi</h4>
<p>Memede hastalıklı bölgenin alınmasıdır. Memede saptanan kanser kitlesi 2-3 cm&#8217;den büyük değil ancak sınırları tam olarak tespit edilemiyorsa kitlenin genişçe bir çevre dokusu ile beraber çıkarılması tercih edilir. Bu ameliya yine koltuk altı lenf bezlerinin cerrahi olarak örneklenmesi veya temizlenmesi eklenir.</p>
<h4>3. Modifiye Radikal Masketomi</h4>
<p>Meme dokusunun koltuk altıyla beraber alınmasıdır. Masketomi kelime anlamı olarak meme dokusuna cerrahi olarak müdahale etmek ve tümünü veya bir kısmını almaktır. Önündeki tamlamalar yapılan işlemin botunu belirtir.</p>
<h4>4. Radikal Masketomi</h4>
<p>ileri evre meme kanserlerinde meme dokusuyla birlikte çevre dokunun çıkarılması işlemidir. Kas dokusu yerinde bırakıldığı için hasta talep ettiğinde yeniden meme yapma ( rekonstrüksiyon ) cerrahisi kolay olmaktadır. Cerrahi tedaviye ek olarak kemoterapi, radyoterapi ve hormon tedavisi de uygulanbilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ntvbilim.tk/ntv-bilim/saglik/meme-kanseri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Güneş Işınlarından Korunmanın Yolları</title>
		<link>http://www.ntvbilim.tk/ntv-bilim/saglik/gunes-isinlarindan-korunmanin-yollari/</link>
		<comments>http://www.ntvbilim.tk/ntv-bilim/saglik/gunes-isinlarindan-korunmanin-yollari/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 22 Jul 2009 11:39:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[aşırı sıcaklar]]></category>
		<category><![CDATA[geneşten korunma]]></category>
		<category><![CDATA[güneş ışınları]]></category>
		<category><![CDATA[sıcaktan korunma yolları]]></category>
		<category><![CDATA[UV ışınları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ntvbilim.tk/?p=267</guid>
		<description><![CDATA[Gölgede durun.
Güneş ışınlarının en etkili olduğu zamanların 10.00 ile 16.00 arası olduğunu untmayın ve münkün olduğunca bu saatlerde dışarıya çıkmayın.
Bebekleri güneşe çıkarmayın.
Altı aylıktan ufak bebeklere güneş kremi sürmeyin ve aşırı sıcaklarda dışarıya çıkarmayın.
Güneş kremi kullanın.
Bulutlu günlerde bile, en az 15 faktörlü (6 yaşından küçükler için en az 30 faktör ) ve güneş spektrumlu güneş kremi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3>Gölgede durun.</h3>
<p><span style="font-weight: normal; font-size: 13px;">Güneş ışınlarının en etkili olduğu zamanların 10.00 ile 16.00 arası olduğunu untmayın ve münkün olduğunca bu saatlerde dışarıya çıkmayın.</span></p>
<h3>Bebekleri güneşe çıkarmayın.</h3>
<p><span style="font-weight: normal; font-size: 13px;">Altı aylıktan ufak bebeklere güneş kremi sürmeyin ve aşırı sıcaklarda dışarıya çıkarmayın.</span></p>
<h3>Güneş kremi kullanın.</h3>
<p>Bulutlu günlerde bile, en az 15 faktörlü (6 yaşından küçükler için en az 30 faktör ) ve güneş spektrumlu güneş kremi kullanın ki, hem UVA hem de UVB ışınımından korunabilesiniz.  Yüzdeki cildin daha hassas ve ince olduğunu düşünerek kremi daha bonkörce kullanın ve her iki saatte bir güneş kremini tekrar sürün.</p>
<h3>Koruyucu giysiler giyin.</h3>
<p>Geniş kenarlı şapka, pantalon, uzun gömlek, güneş gözlüğü, bunlar size güneşten koruyabilecek muhtemel giysiler. Koyu renkli ve parlak giysiler UV ışınımını daha iyi yansıtır; bunları daha çok tercih edin. Sık dokunmuş ve bol giysiler de iyi birer alternatiftirler.</p>
<h3>Güneşlenmekten kaçının.</h3>
<p>Son araştırmalar, cilt kanserine sebeb olan etkenlerden birininde güneşlenme sevdasının olduğunu ortaya çıkarıyor. Şiddetli yanıklar, özellikle çocuklukta, melanoma ve öbür cilt kanserlerine yakalanma riskini artırıyor.</p>
<h3>Otomobil camlarına film taktırın.</h3>
<p>Camlara UV ışınımlarını önleyici film taktırın. Hatta bu filmleri ofis ve konut camlarına da taktırabilirsiniz. Bu film, UV ışınımını yüzde 99,9 önlerken ışığın yüzde 80 ‘inin içeriye girmesine de izin veriyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ntvbilim.tk/ntv-bilim/saglik/gunes-isinlarindan-korunmanin-yollari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sigara Nasıl Bağımlılık Yapıyor?</title>
		<link>http://www.ntvbilim.tk/ntv-bilim/saglik/sigara-nasil-bagimlilik-yapiyor/</link>
		<comments>http://www.ntvbilim.tk/ntv-bilim/saglik/sigara-nasil-bagimlilik-yapiyor/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 13 Jul 2009 06:33:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[nikotin bağımlılığı]]></category>
		<category><![CDATA[sigara bağımlılığı]]></category>
		<category><![CDATA[sigarayı bırakmak]]></category>
		<category><![CDATA[türkiyenin sigara gerçeği]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ntvbilim.tk/?p=209</guid>
		<description><![CDATA[Sigara ile alınan nikotin, akciğerlerden hızla emiliyor ve saniyeler içinde beyne ulaşıyor. Beyinde çok sayıda nikotin almacı(reseptörü) var. Bağımlılığın sorumluları da işte bu almaçlar. Nikotin bunlara bağlandığında, beyin hızla ve bol miktarda dopamin salgılıyor. Dopamin, keyif ve tatmin duygusu veren bir madde; ama kısa süreli. Sorunda zaten bu nokta da başlıyor ve vucut bir süre [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: normal; font-size: 13px;">Sigara ile alınan nikotin, akciğerlerden hızla emiliyor ve saniyeler içinde beyne ulaşıyor. Beyinde çok sayıda nikotin almacı(reseptörü) var. Bağımlılığın sorumluları da işte bu almaçlar. Nikotin bunlara bağlandığında, beyin hızla ve bol miktarda dopamin salgılıyor. Dopamin, keyif ve tatmin duygusu veren bir madde; ama kısa süreli. Sorunda zaten bu nokta da başlıyor ve vucut bir süre sonra aynı hissi yeniden yaşamak istiyor: ve bir sigara daha!</span></p>
<p><span style="font-weight: normal; font-size: 13px;"><br />
</span></p>
<h3><span style="font-weight: normal; font-size: 13px;"></p>
<div id="attachment_212" class="wp-caption alignnone" style="width: 460px"><img class="size-full wp-image-212 " title="sigara öldürür!" src="http://www.ntvbilim.tk/wp-content/uploads/2009/07/sigara.jpg" alt="sigara öldürür!" width="450" height="300" /><p class="wp-caption-text">sigara öldürür!</p></div>
<p></span></h3>
<p><span style="font-weight: normal; font-size: 13px;">Bir süre sonra, kişi nikotin almadığı zaman şiddetli bir nikotin arzusu duymaya başlıyor. Bu aşamada artık bağımlılık başlamıs oluyor ve huzursuzluk, sinirlilik, başdönmesi, konsantrasyon eksikliği ve iştah artışı gibi yoksunluk belirtilerinin oluşmaması için kişi düzenli aralıklarla sigara içiyor. Ve bu şekilde; insanlar nikotin ve sigara bağımlısı oluyor.</span></p>
<h3>Türkiye&#8217;nin Sigara Gerçegi</h3>
<ul>
<li>Türkiye&#8217;de yaklasık 17 milyon kişi sigara içiyor ve bu da ülke nüfusunun 33,41%</li>
<li>Ülkemizde 18 yaş üstündeki her üç kişiden biri sigara içiyor.</li>
<li>Her yıl tütüne bağlı nedenlerle ortalama 100.000 kişi hayatını kaybediyor.</li>
<li>Pasif içicilik, kalp hastalığı riskini yüzde 25, akciger kanseri riskini ise yüzde 20 civarında artırıyor.</li>
</ul>
<h3>Sigarayı Bıraktıktan&#8230;</h3>
<ol>
<li>20 dakika sonra kalp atış hızı düşer.</li>
<li>12 saat sonra kandaki CO seviyesi normale döner.</li>
<li>2hafta-3 ay sonra kalp krizi riski azalmaya başlar. Akciğer fonksiyonları artar.</li>
<li>1-9 ay sonra öksürme nefer darlığı azalır.</li>
<li>1 yıl sonra kroner kalp hastalığı riski sigara içen birinin yarısı kadar olur.</li>
<li>10 yıl sonra akciğer kanseri riski sigara içen birinin yarısı kadar olur; ağız, gırtlak, yemek borusu, böbrek, mesane ve pankreas kanseri riski azalır.</li>
<li>15 yıl sonra kroner kalp krizi riski sigara içmeyen birininkiyle aynı olur.</li>
</ol>
<p>Kaynak: Ntv Bilim Temmuz Sayısı</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ntvbilim.tk/ntv-bilim/saglik/sigara-nasil-bagimlilik-yapiyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Domuz Gribi 6. Seviyede</title>
		<link>http://www.ntvbilim.tk/ntv-bilim/saglik/domuz-gribi-6-seviyede/</link>
		<comments>http://www.ntvbilim.tk/ntv-bilim/saglik/domuz-gribi-6-seviyede/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 12 Jun 2009 02:36:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Domuz Gribi]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[domuz gribinde 6.seviye]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ntvbilim.tk/?p=153</guid>
		<description><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütü&#8217;nünson yapmış olduğu açıklama ile domuz gribi salgını son seviye olan 6. seviyeye ulaştı. Bunun anlamı, artık salgın evrensel düzeyde tehlike olarak algılanıyor.  Su ana kadar 28,774 vaka görülmüş, toplam 74 ülkede 144 ölümlü vaka görülmüş.
Son olarak da Dünya Sağlık Örgütü&#8217;nün genel sekreterinin yapmış olduğu açıklamaya göre de domuz gribine karşı aşının geliştrilmesinin eylül [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dünya Sağlık Örgütü&#8217;nünson yapmış olduğu açıklama ile domuz gribi salgını son seviye olan 6. seviyeye ulaştı. Bunun anlamı, artık salgın evrensel düzeyde tehlike olarak algılanıyor.  Su ana kadar 28,774 vaka görülmüş, toplam 74 ülkede 144 ölümlü vaka görülmüş.</p>
<p>Son olarak da Dünya Sağlık Örgütü&#8217;nün genel sekreterinin yapmış olduğu açıklamaya göre de domuz gribine karşı aşının geliştrilmesinin eylül ayına kadar mümkün değilmiş. Ayrıca tarihte en son bu derece büyük evrensel bir salgın 1968 de Hong Kong gribinde görülmüş ve yaklaşık 1 milyon kişi hayatını kaybetmişti.</p>
<h3>DOMUZ GRİBİNDE ALARM DÜZEYLERİ</h3>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-159" title="domuz-gribi-altinci-fazda" src="http://www.ntvbilim.tk/wp-content/uploads/2009/06/domuz-gribi-altinci-fazda.png" alt="domuz-gribi-altinci-fazda" width="529" height="255" /> WHO&#8217;nun 1 ila 6 arasında derecelendirdiği salgın evreleri sıralaması ve domuz gribiyle ilgili aldığı alarm düzeyi kararları şöyle oldu:</p>
<p>1. aşamada hayvanlarda bir insan enfeksiyonuna neden olan grip virüsü görülüyor, ancak hastalık riski az, insana bulaşmıyor. İkinci aşamada, insanlar için bir risk söz konusu. İlk 2 aşamanın ardından 3. aşamayla birlikte pandemi alarmı dönemine geçiliyor.</p>
<p>3. aşamada, insanlarda yeni influenza virüs alt tipiyle enfeksiyonlar olmakla birlikte, insandan insana yayılımın olmadığı veya ancak yakın temasa bağlı nadir yayılım vakalarının söz konusu olduğu bir durum söz konusu.</p>
<p>4. aşamada, insandan insana kısıtlı bulaşma olmakla birlikte, hastalık belli bir bölgede görülüyor. Bu da virüsün insanlara tam adapte olmadığını gösteriyor. Meksika&#8217;da domuz grisinden ölümler onaylandıktan sonra WHO, 24 Nisan&#8217;da domuz gribi alarm düzeyini 4. düzeye çıkarmıştı.</p>
<p>5. aşamada, en az 2 ülkede görülen hastalık insandan insana bulaşmakla birlikte sınırlı, salgın öncesi en önemli risk. WHO, 29 Nisan&#8217;da domuz gribi alarm düzeyini 5. düzeye yükseltti. Hastalığının insandan insana bulaşma derecelerinin ele alındığı 4. ve 5 evreden sonra gelen 6. evre &#8216;pandemi dönemi&#8217; olarak nitelendiriliyor.</p>
<p>6. aşamada hastalık genel toplumda artmış ve halen süren bir bulaşma var. WHO, bugün alarm düzeyini salgın anlamına gelen 6. düzeye yükseltti.</p>
<p>Kaynak:  US News</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ntvbilim.tk/ntv-bilim/saglik/domuz-gribi-6-seviyede/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Obezite- Hafifleme Umudu</title>
		<link>http://www.ntvbilim.tk/ntv-bilim/saglik/obezite/</link>
		<comments>http://www.ntvbilim.tk/ntv-bilim/saglik/obezite/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Jun 2009 01:21:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[cerrahi tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[obezite]]></category>
		<category><![CDATA[obezite tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ntvbilim.tk/?p=137</guid>
		<description><![CDATA[Fazla kilolardan kurtulmak için geliştirilen cerrahi dışı yeni yöntemler yakında piyasaya çıkacak.
Zayıf için kil0 vermek kolay tabi; ve bir de, şimana nasihat çekmek; Ağzını tutacaksın! Tamam da, nasıl? Bir şişmalık eşiğini aştıktan, yani obez olduktan sonra insanın ağzını tuması hiç de kolay değil. Obezite özellikle gelişöiş ülkelerde birkaç on yıldır yakıcı bir sorun. Basit bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3>Fazla kilolardan kurtulmak için geliştirilen cerrahi dışı yeni yöntemler yakında piyasaya çıkacak.</h3>
<p>Zayıf için kil0 vermek kolay tabi; ve bir de, şimana nasihat çekmek; Ağzını tutacaksın! Tamam da, nasıl? Bir şişmalık eşiğini aştıktan, yani obez olduktan sonra insanın ağzını tuması hiç de kolay değil. Obezite özellikle gelişöiş ülkelerde birkaç on yıldır yakıcı bir sorun. Basit bir aşırı şişmanlık problemi değil, ölüme kadar da gidebilen başka birçok hastalığında tetikleyicisi olabiliyor; şeker hastalığı ( insüline bağımlı olmayan diyabet ), koroner kalp hastalığı, yüksek tansiyon, mide bağırsak hastalıkları, uykuda kısa süreli solunum durması(uyku apnesi ), bazı romatizmal hastalıklar ve kanser türleridir.<img class="aligncenter size-full wp-image-142" title="obezite- obez insan" src="http://www.ntvbilim.tk/wp-content/uploads/2009/06/3086_obese_woman.jpg" alt="obezite- obez insan" width="225" height="152" /></p>
<p>Obezite, diyet, egzersiz, hayat tarzı değişiklikleri, ilaçlar, cerrahi yöntemeler ve genellikle de birden fazla yöntemin kombinasyonuyla tedavi edilebiliyor. Ama tedavisi hayli güç; ve etkin, en güvenli yöntem konusunda da görüş birliği yok. Cerrahi, tehlikeli ölçüde obez olanlar için son seçenek olarak ele alınacak tedavi yöntemi. Cerrahi yöntemlerden sıklıkla uygulananları, mideye kelepçe yerleştirilmesi ve bazı bypass ameliyatları. Gelişmiş ülkelerde obezitenin sıklığı dikkate alındığında bu tip tedaviler birincil sırada. Bugün ABD&#8217;de cerrahi tedaviye uygunluk ölçütleri içinde yaklaşık 15 milyon erişkin var. Fakati cerrahi yöntemler dramatik kilo kaybı sağlasa da, hem yüksek maliyetli hem de ameliyat sırasında ölüm riski söz konusu. Nitekim, 2008&#8242;de yalnızca ABD&#8217;de 220 binden fazla kişiye obezite nedeniyle cerrahi tedavi uygulanmış. İşte bu nedenle daha basit ve ucuz yöntem arayışları devam ediyor.</p>
<p><strong></p>
<h3>Obezite Tedavi Yöntemleri</h3>
<p></strong></p>
<ul>
<li><strong>Davranıs değişiklikleri<br />
</strong></li>
<li><strong>ilaçlar<br />
</strong></li>
<li><strong>Cerrahi yöntemler</strong></li>
</ul>
<ol>
<li>  Mideye silikon konulması</li>
<li>  Mideye uyarıcı yerleştirilmesi</li>
<li>  Midenin şeklinin değiştirilmesi</li>
<li>  Midenin bypass edilmesi</li>
<li>  Safra ve pankreas salgısının akış yönünün değiştirilmesi</li>
<li>  Bağırsakla ilgili girişimler</li>
</ol>
<ul>
<li><strong>Endoskopik Yöntemler</strong></li>
</ul>
<ol>
<li>  Mide içine balon yerleştirilmesi bağırsakla ilgili girişimler</li>
<li>  Bağırsağa EndoBarrier yerleştirilmesi </li>
</ol>
<h3>Peki Kimlere Cerrahi Tedavi Uygulanır?</h3>
<ul>
<li>18-60 yaş arası olan</li>
<li>En az üç yıldır obezite sorunu olan</li>
<li>Beden-kitle endeksi 40&#8242;üzerinde olup beraberinde yüksek tansiyon, diyabet uyku apnesi, eklem iltihabı gibi hastalıkları olan</li>
<li>En az bir yıldır ilaç, diyet, ekzersize rağmen  kilo veremeyen </li>
<li>Hiç hormonal hastalığı, ilaç ve alkol bağımlılığı olmayan</li>
<li>Şizofreni, borderline kişilik bozukluğu ve kontrolsüz depresyon gibi psikiyatrik hastalığı bulunmayan kişiler,</li>
</ul>
<p>cerrahi tedavi için uygun kişilerdir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ntvbilim.tk/ntv-bilim/saglik/obezite/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bebek Doğduğunda Neden Ağlar?</title>
		<link>http://www.ntvbilim.tk/ntv-bilim/bebek-dogdugunda-neden-aglar/</link>
		<comments>http://www.ntvbilim.tk/ntv-bilim/bebek-dogdugunda-neden-aglar/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 06 Jun 2009 14:47:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ntv Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[ağlamak]]></category>
		<category><![CDATA[bebek]]></category>
		<category><![CDATA[bebekler neden ağlar]]></category>
		<category><![CDATA[yeni doğan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ntvbilim.tk/?p=127</guid>
		<description><![CDATA[Bebek, gelişimini önce anne karnında sürdürürken göbek kordonu vasıtasıyla oksijen alır. Gelişiminin son evrelerine kadar da akcigerler kullanılmaz. Doğum zamanı yaklaştıkça gelişmekte olan akciğerlerin &#8220;antreman&#8221; yapması amacıyla nefes alma hareketleri başlar. Ancak akciğerlerin gerçek anlamda kullanıması doğumdan sonra başlar.

Göbek bağının kesilmesinden sonra artık bebek, oksijenini kendisi almak zorundadır. Ağzı ve burnu temizlendikten sonra nefes alma [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bebek, gelişimini önce anne karnında sürdürürken göbek kordonu vasıtasıyla oksijen alır. Gelişiminin son evrelerine kadar da akcigerler kullanılmaz. Doğum zamanı yaklaştıkça gelişmekte olan akciğerlerin &#8220;antreman&#8221; yapması amacıyla nefes alma hareketleri başlar. Ancak akciğerlerin gerçek anlamda kullanıması doğumdan sonra başlar.<img class="alignleft size-medium wp-image-131" title="aglayan-bebek" src="http://www.ntvbilim.tk/wp-content/uploads/2009/06/aglayan-bebek-300x202.jpg" alt="aglayan-bebek" width="220" height="140" /><br />
<img class="aligncenter size-full wp-image-128" title="bebek-ağlayan bebek-" src="http://www.ntvbilim.tk/wp-content/uploads/2009/06/280.jpg" alt="bebek-ağlayan bebek-" width="220" height="140" /><br />
Göbek bağının kesilmesinden sonra artık bebek, oksijenini kendisi almak zorundadır. Ağzı ve burnu temizlendikten sonra nefes alma yolu açılır ve aldğı ilk nefes ile birlikte <strong>ciğerleri hava ile dolar</strong>. Bebek için yeni olan bu durum, biraz <strong>can yakıcı </strong>olduğu için <strong>bebekler ağlamaya başlar.</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ntvbilim.tk/ntv-bilim/bebek-dogdugunda-neden-aglar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Alzheimer, Parkinson ve Tango</title>
		<link>http://www.ntvbilim.tk/ntv-bilim/saglik/alzheimer-parkinson-ve-tango/</link>
		<comments>http://www.ntvbilim.tk/ntv-bilim/saglik/alzheimer-parkinson-ve-tango/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 04 Jun 2009 14:59:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[alzheimer]]></category>
		<category><![CDATA[ntv bilim haziran sayısı]]></category>
		<category><![CDATA[parkinsoni tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[tango]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ntvbilim.tk/?p=122</guid>
		<description><![CDATA[Bilim insanlarının yaptıkları son araştırmalar hayatımızın yönünü değiştirebilecek yönünü değiştirebilecek nitelikteki kimi hastalıkları birbirine bağlıyor. Bu araştırmalara göre tango yapan insanların parkinson ve alzheimer gibi, yaşlandıkça ortaya çıkan hastalıklara yakalanma olasılığı daha düşük. Daha da ilginci, ilerlemiş safhalardaki hastalarda da tango yapılarak ilerleme kaydedilmesi.

Parkinson ve Alzheimer Nedir?
Parkinson ve alzheimer benzerlikler ve bazı belirgin farklılılar gösteren [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bilim insanlarının yaptıkları son araştırmalar hayatımızın yönünü değiştirebilecek yönünü değiştirebilecek nitelikteki kimi hastalıkları birbirine bağlıyor. Bu araştırmalara göre tango yapan insanların parkinson ve alzheimer gibi, yaşlandıkça ortaya çıkan hastalıklara yakalanma olasılığı daha düşük. Daha da ilginci, ilerlemiş safhalardaki hastalarda da tango yapılarak ilerleme kaydedilmesi.</p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-123" title="tango-parkinson-alzheimer" src="http://ntvbilim.tk/wp-content/uploads/2009/06/tango-parkinson-alzheimer.jpg" alt="tango-parkinson-alzheimer" width="432" height="323" /></p>
<h3>Parkinson ve Alzheimer Nedir?</h3>
<p>Parkinson ve alzheimer benzerlikler ve bazı belirgin farklılılar gösteren sinir hastalıklarıdır. Parkinson hastalığı titreme, kas deformasyonu ve kısıtlı motor aktiviteye bağlı hareket sınırlılığı gibi belirtilerle kendini gösteriyor. Alzheimer hastalarındaki en önemli belirtiler ise hafıza zayıflığı ve şuur eksikliğidir. Eğer önüne geçilmezse önümüzdeki 50 sene içinde küresel bir salgına dönüşeceği öngörülen bu hastalıklar genellikle 60&#8242;lı yaşlarda ortaya çıkıyor. Epidemoloji araştırmalarına göre, 2050&#8242;de 70 yaş üzerindeki her iki insandan biri alzheimer veya parkinson hastası olma ihtimalini taşıyor. </p>
<h3>Peki Tango ile İlişkisi Nedir?</h3>
<p>Yapılan araştırmalarla, yaşları 50 ila 70 arasında değişen parkinson veya alzheimer hastalığından müzdarip kişilerin sinirsel faailiyetlerini kontrol etmelerinde, tango tedavisi ile birlikte yüzde 60&#8242;lık bir artış görülmüş. Burada anahtar nokta, tangonun gizemi, büyüsü, tutkusundan ziyade, herhangi bir şekilde yogunlasmıs aktiviteye dayanıyor. El-ayak koordinasyonu, müziğe ve partnere uyum, konsantrasyon gibi mesala&#8230; Resim yapmanın, koşmanın, ruhu dinlendirici aktivitelerde bulunmanın, ilerleyen yaşlarda sinir hastalıklarına yakalanma riskini azalttığı uzun zamandır bilinen bir gerçek. Görünen o ki tangonun ana öğelerinden olan sosyal davranış ve iletişim, aynı anda birçok boyutta koordinasyon yeteneğini geliştirerek sinir hastalıklarını olumlu yönde etkilemekte&#8230;.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ntvbilim.tk/ntv-bilim/saglik/alzheimer-parkinson-ve-tango/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Katil Virüs: Domuz Gribi</title>
		<link>http://www.ntvbilim.tk/ntv-bilim/katil-virus-domuz-gribi/</link>
		<comments>http://www.ntvbilim.tk/ntv-bilim/katil-virus-domuz-gribi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Jun 2009 23:47:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Domuz Gribi]]></category>
		<category><![CDATA[Ntv Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[ntvbilim haziran sayısı]]></category>
		<category><![CDATA[ntvbilim kapak konusu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ntvbilim.tk/?p=105</guid>
		<description><![CDATA[Yaz geldi domuz gribi gitti sanılıyor. Gitmedi. Bu sinsi virüs evrim geçirip yaşıyor. Daha da öldürücü bir virüs olmasından korkuluyor ve bu ihtimal malesef var! Dünya nüfusunun üçtebirini etkileyecek yeni bir pandemiyle başetmek zorunda kalabiliriz.


Korkulan olmadı; ortaya çıktıgı Meksika&#8217; da hemen can alan ve kısa sürede bütün dünyaya yayılan domuz gribinin o kadar da öldürücü [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em>Yaz geldi domuz gribi gitti sanılıyor. Gitmedi. Bu sinsi virüs evrim geçirip yaşıyor. Daha da öldürücü bir virüs olmasından korkuluyor ve bu ihtimal malesef var! Dünya nüfusunun üçtebirini etkileyecek yeni bir pandemiyle başetmek zorunda kalabiliriz.</em></p>
<p><em><img class="aligncenter size-medium wp-image-108" title="domuz-gribi-avrupa-katil-virüs-türkiye" src="http://ntvbilim.tk/wp-content/uploads/2009/06/domuz_gribi_avrupa-300x213.jpg" alt="domuz-gribi-avrupa-katil-virüs-türkiye" width="300" height="213" /><br />
</em></p>
<p>Korkulan olmadı; ortaya çıktıgı Meksika&#8217; da hemen can alan ve kısa sürede bütün dünyaya yayılan domuz gribinin o kadar da öldürücü olmadıgı ortaya anlaşıldı, mevcut antiviral ilaçların hastalığı tedavi edebildiği görüldü. Ve iyi haber: yaz geldi grip virüsünün sevmediği bir ortam. Dolayısıyla bir pandemi(dünya çapında bir salgın) tehditini atlattık!</p>
<p>Peki tehlike gercekten gecti mi acaba? Pek değil; hatta hiç değil&#8230;</p>
<p>Dünya şu anda başka pandemilerden müzdarip zaten: AIDS, tüberkuloz, sıtma&#8230; Bunlarla karşılastırıldıgında grip pek hafif görünüyor, fakat asıl fark, gribin çok kolay kapılabilir olması. Hapşırırken elini ağzıyla kapatan birinin sonra biriyle tokalasması yeter mesala. Mevsimsel gripten biliyoruz bunu. Mevsimsel griple ilgili gözardı ettigimiz, küçümsediğimiz şey ise şu: Mevsimsel gribi yayan &#8220;alelade&#8221; virüs, aslında, aynı kalmıyor; bir kıştan öbürüne minkte olsa değişiklikler geçiriyor. Grip virüsü şaşırılacak derecede mutasyon geçirebilme yetenegine sahip. Bu kadar grip aşısına ragmen, örnegin ABD&#8217;de her yıl 30 bin kişi gripten ölüyor(ilk 10 ölüm sebebi arasında); fakir Afrika ülkelerinde bu sayının daha fazla olabileceğini varsaymak çok da zor olmasa gerek.  Bu küçük değişimlerin yanısıra, grip virüsü 30-40 yılda bir büyük mutasyon geçiriyor ve tanımadıgımız bir virüs olarak karsımıza cıkar; dolayısıyla baya bir ölümcül olabiliyor. Örnegin; 1968&#8242; deki son pandemide 1 milyon kişi ölmiştü. Uluslararası sağlık otoriteleri ve gelişmiş ülkeler bu yüzden dünya çapında bir garip salgınından korkuyor yıllardır ve hazırlıksız yakalanmamak için tedbirler alıyorlar ve arıyorlar.</p>
<p>Şimdi, ilk kez 1931&#8242;de tespit edilen domuz gribi virüsüne(H1N1) geri dönersek, az önce bıraktıgımız şekilde bulamayacagımıza emin olun. Mevsimsel grip virüsü gibi o da değişiyor. Nitekim salgın başladıktan kısa bir süre sonra da değiştiği tespit edildi; A(H1N1) oldu. Dolayısıyla yine değişebilir. Dünya Saglık Örgütü&#8217;nün (WTO) pandemi alarmını 5. seviyeye(toplamda 6 tane zaten) cıkarması da bundan. 1918-1919 ispanyol gribi de başlangıcta hafifti; ama virüs birkaç ay içinde ölümcül bir hale geldi ve dünya çapında 50 ila 100 milyon inanı öldürdü.</p>
<p>İşin kısası su an itibari ile sakin gibi görülen domuz gribinin durum itibari ile hala potansiyelini söylebiliriz. Her grip virüsünde oldugu gibi mutasyon geçirebilir ve ölümcül bir şekilde karsımıza cıkabilir tıpkı geçmişteki örneklerinde oldugu gibi&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ntvbilim.tk/ntv-bilim/katil-virus-domuz-gribi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Domuz Gribi Nedir?</title>
		<link>http://www.ntvbilim.tk/ntv-bilim/saglik/domuz-gribi-nedir/</link>
		<comments>http://www.ntvbilim.tk/ntv-bilim/saglik/domuz-gribi-nedir/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 11 May 2009 00:04:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Domuz Gribi]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[domuz gribinden]]></category>
		<category><![CDATA[domuz gribinden korunma yöntemleri]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[salgın]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ntvbilim.tk/?p=18</guid>
		<description><![CDATA[Domuz Gribi
Dünya Sağlık Örgütü’nüne göre, domuz gribi, 2003′deki kuş gribi vakasından bu yana en geniş çaplı yaygın hastalık riski taşıyan salgındır ve bu riskin büyüklüğünü gözler önüne sermeye yeter sanırım. Ayrıca bir önemli nokta da bu virüsün evrim geçirip daha da tehlikeli hala gelme ihtimali de büyük bit olasılıktır.
Hastalık temelde bir solumum hastalıgı olup, bu virüs [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><strong>Domuz Gribi</strong></p>
<p><span>Dünya Sağlık Örgütü’nüne göre, domuz gribi, 2003′deki kuş gribi vakasından bu yana en geniş çaplı yaygın hastalık riski taşıyan salgındır ve bu riskin büyüklüğünü gözler önüne sermeye yeter sanırım. Ayrıca bir önemli nokta da bu virüsün evrim geçirip daha da tehlikeli hala gelme ihtimali de büyük bit olasılıktır.</span></p>
<p><span>Hastalık temelde bir solumum hastalıgı olup, bu virüs domuzlardan insanlara solunum yolu ile bulasıyor. Ayrıca domuzdan insana oldugu gibi insandan insana da bulasma ihtimali de tasıyor. İnsandan insana hapşırık, öksürük ve hatta elle bulaşması bile muhtemel bu hastalığa karsı malesef, insan doğal bir bağışıklığa sahip değil.</span></p>
<p><span>Hastalığa A tipi H1N1 adlı virüsün daha önceden hiç görülmemiş hali yol açıyor. Bu virüs insan, domuz ve kuş gribi gibi virüslerin karısımından olusuyor.</span></p>
<h3><span>Domuz Gribinin Belirtileri Nelerdir?</span></h3>
<p><span>Belirtileri bildigimiz grib vakalarından da çok farklı olmayıp;kuru öksürük, ani ateş, boğaz ağrısı, eklem ağrıları, üşüme, bitkinlik ve baş ağrıs; bunların sısında da aşırı kusmaya ve ishale de sebeb olabiliyor.<span> </span><a href="http://ntvbilim.tk/tag/domuz-gribi/"><strong><span>Domuz gribi</span></strong></a>nde esas hadef olan yaş grubu normal griplerden farklı olarak 25- 45 olarak görülüyor.</span></p>
<h3><span>Nasıl Tedavi Edilir?</span></h3>
<p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-6490281138114695";
/* 468x60, oluşturulma 31.05.2009 */
google_ad_slot = "0557226869";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 60;
// --></script><br />
<script src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js" type="text/javascript"></script><br />
<span>Tedavisine gelince, ABD’ li yetkililere göre, kendi rastladıkları vakalarda Tamiflu ve Relenza adlı ilaçların etkili olduğu düşünülüyor. Normal grib asısının hiçbir etkisi bulunmuyor. Malesef ki<span> </span><span>domuz gribine karsı bir ilaç </span>geliştirmenin aylar alabilecegi söyleniyor.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ntvbilim.tk/ntv-bilim/saglik/domuz-gribi-nedir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
