Üretici firmaların piyasaları altüst edeceğini düşündükleri teknolojiler bazen beklenen yankıyı uyandıramıyorlar. Bazı teknolojiler ise… gerçek birer hayal kırıklığı yaşatıyorlar.
1) Windows Vista

Eleştirmenlerin tamamına yakınının “destansı başarısızlık öyküsü” olarak nitelendirdiği Windows Vista işletim sistemi hakkında Microsoft firması da farklı düşünmüyor. Peki, çok büyük beklentilerle piyasaya sürülen, piyasanın altını üstüne getirmesi beklenen Vistanın sorunu neydi? Gereğinden fazla versiyonun vardı ve hepsi de çok pahalıydı, işlemciye çok fazla yükleniyordu, güvenlik önlemleri çileden çıkarır boyuttaydı ve sistemin arayüzü kullanıcıyı pencerelere boğuyordu. Ama eleştirmenlere göreen büyük sorun, sistemin tam bir donanım düşmanı oluşuydu. Mevcut işletim sisteminden Vistaya geçen herkes onlarca donanım güncellemesi yapmak zorunda kalıyordu, bazı donanım bileşenleri için ise donanım bile bulunamıyordu. Kullanıcıların çesitli kartlarını ve bileşenlerini tanımayan Vista’nın donanım bileşenleri üreten yan sanayilerle uyumluluk konusunda yeterince kafa patlatmadığı ortaya çıkınca işler daha da karıştı. Eleştirmenler o kadar acımasızlar ki, Vistanın piyasaya sürülüşünün “bir ürün piyasaya nasıl sürülmeli” başlığı altında öğrencilere örnek olarak verilmesini öneriyorlar. Microsoft bu öneriye nasıl yaklaşır bilemiyoruz, ama en azından Windows 7 için umutlarını yüksek tutuyorlar.
2) Ses Tanıma Teknolojisi
İlk duyuruldugunda büyük yankı uyandıran, bel bağlanan, heyecanla bekelen ses tanıma teknolojisi, malesef bir diğer hayal kırıklığı oldu. işlemci gücüne ve belleğe çok fazla yüklenen bu teknoloji, gereksinim duyduğu yapay zeka yazılımının da kurbanı oldu. Bir düşünün bir sözcüğü kaç kişi aynı anda aynı vurgu ile söylüyor? Lehçeler, şiveler ve bölgesel ağızlar işin içine girince zaten kafası karışabilen bu yapay zeka, okunuşu aynı yazılışı farklı sözcüklerin bulunduğu bazı dillerde( ki ingilizce de bunlardan biri) hepten çaresiz kalıyor. Bazı cep telefonu üreticilerinin ısrarla kullandığı ses tanıma teknolojisi, Microsoft’un yeni bombası olan Project Natal adlı oyun konsolunda da var. Ancak sınırlı sayıda sözcüğütanımakla yetinecek ve bu nedenle de çok fazla sorun çıkarmayacak haliyle.
3) Parmak İzi Taraması
Modern ya da teknolojik görünmek isteyen pek çok kurum, güvenlik sistemlerinin bir parçası olarak parmak izi tarama teknolojisini kullanıyorlar. Ancak bu teknolojinin ne kadar güvenilebilir olduğu tartışma konusu. Parmak izi, retina ya da yüz tarama sistemleri günümüzde çok kolay kandırılabiliyor. Üstelik çok da ucuz ve kolay bir biçimde. Yine de parmak izi tanıma sistemiyle korunan bir arabayı çalabilmek için, sahibinin parmağını kesip kullanacak kadar ileriye giden soyguncular bile var! Hal böyle olunca, bu teknoloji de başarısızlıklar listesinde kendine yer edinmiş durumda.
4)FireWire

Benzer bir başarısızlık öyküsü daha. Bu kez kurban giden firmaysa Apple. USB postlarına alternatif olarak piyasaya sununlan aslında teknik açıdan daha üstün olan FireWire, çoğu eleştirmene göre alışkanlıkların kurbanı oldu. USB’den daha hızlı veri aktarımı vaat eden FireWire’ın USB 2.0 a kolayca yenik düşmesinin en önemli nedeni, USB’nin zaten her yerde oluşuydu. İnsanlar USB’yi benimsemişlerdi, ona güveniyorlardı ve bir yazıcı ya da kamera için sistemlerini yükseltmeye gerek duymuyorlardı.
5) Itanium
Intel tarafında üretilen bu mikro işlemcinin ciddi bir sorunu vardı: Yalnızca 64 bit destekliydi. Durumu daha da kötü yapansa, Itanium piyasaya sürüldüğünde var olan yazılımların çok azının 64 bit yongalarla uyumlu oluşuydu. Bu nedenle, potansiyel alıcıların büyük bir kısmı kullandıkları yazılımların 64 bit uyumlu sürümleri çıkıncaya kadar beklemeyi tercih ettiler. Ne yazık ki bu bekleyiş biraz fazla uzun sürdü ve böylece Itanium kendi kazdığı kuyuya düşmüş oldu.
6) 10GB Ethernet
Yalnızca hızı artırmak için mevcut bir sistemin altyapısını tamamen değiştirme yoluna gider miydiniz? Çoğo kişi gitmedi, iş yerleri de gerek duyulmayan bir teknoloji için para harcamaya yanaşmadı. Çoğu işyerinde seneye bu teknolojiye geçeceğiz söylentileri dolaştı durdu, ama olan 10GB Ethernet teknolojisine oldu. Çünkü teknoloji dünyası da en az eleştirmenler kadar acımasız. Eğer teknoloji gereğinden fazla rafta beklerse, önüne hemen daha parlak kutular geliveriyor. Nitekim öyle de oldu. Ağ bağlantılarına artık en fazla yükü getiren şey internet erişimi. Eleştirmenler günün birinde ağ bağlantısı trafiğinin hızını artırmak gerekeceği konusunda hemfikirler, ama sormadan da edemiyorlar: o gün geldiğinde 10GB bizi kurtarmaya yetecek mi???
7) Zune

Microsoft, listeye iki hayal kırıklığı sokmayı başarmış gözüküyor. Bir çoğunuzun belki adını bile duyadığı Zune, firmanın iPod’a alternatif olarak piyasaya sürdüğü bir ortam oynatıcısı. Ancak iPod’un bu alanda hala ses getiren marka olduğu aşikar. Zune’a gelince: Tasarım özellikleri sayılmaktan uzak, tasarımın kullanımı tartışılır ama arayüzün kullanımında ciddi sorunlar var, üstelik yaygın olan bir çok dosya formatını da desteklemiyor. En kötüsü de, cihazla birlikte gelen yazılım. Zune ve başka bir cihaz arasında veri aktarımı yapmaya çalısırken, işlemciye ve belleğe epey yüklenen yazılımın vereceği hata mesajlarına hazırlıklı olunmalı.
8 ) Sanal Gerçeklik
HollyWood filmlerinde işlenen sanal gerçeklik konusu heyecan verici görünse de, o koskoca başlıkları saatlerce takma fikri pek hoş değil. Rahatsız oluşu bir yana, hem kullanım alanı sınırlı olan hem de çok özellikli monitörler ve ekran kartları gerektiren bu teknoloji, vaatlerini yerine getirememiş görünüyor. Belki gelecekte, gerektirdiği donanım ve yazılım bileşenleri daha ucuz ve kolay erişilebilir hale geldiğinde, sanal için yeni bir uygulama alanları ortaya çıkacak. Ama uzmanlara göre bu çok yakın bir gelecekte değil.
9) Alternatif Arama Motorları
Microsoft’un Apple’ın iPod’uyla girdiği yarışta var olamayışı gibi, Google’a meydan okumaya kalkan arama motorları da başarısız oldular. Yahoo ve MSN(Bing) gibi arama motorları, Google’ın çok gerisinde olmalarına karşın bu yarıştan henüz çekilmiş değiller. Ancak AltaVista, Lycos, Hotbot, Cuil, Ask, FactBites, GigaBlast ve daha yüzlercesi arka olanda kalmaya mahkum girişimler olarak kaldılar. Şimdi gözler Wolfram Alpha ve Bing’in üzerinde bakalım bu yeni arama motorları pazardan bekledikleri payı alabilecekler mi?
10) BlueTooth

Eleştirmenler tarafından olmayan sorunu çözen teknoloji ödülü verilen bluetooth’un görünüşe göre yaptığı bir şey varsa, o da sokakta yürürken kablosuz kulaklıkla telefon konuşması yapan insan sayısını arttırmak oldu. Ofis ortamında kablo yükünü büyük ölçüde azaltmış olsa bile gettirdiği maliyet, düşük aktarım hızı ve sistemlerde yaşanan uyum sorunları ile hala pek tercih edilen bir teknoloji değil. Belki birçoğunuz bu listede görmeyi beklemiyordunuz, ama eleştirmenler(ki acımasız olduklarını söylemiştik) beklenneni veremeyen teknolojiler arasında blutooth’u da sayıyorlar.
Yorum yok “10 Kayıp Teknoloji”
Yorum yap , fikrini paylaş!